English » Turkish  |
Top  |
| harm |
{hɑ:rm}
- {N} zarar, hasar, kötülük, felâket
- {V} zarar vermek, incitmek, kötülük etmek
|
|
| harm |
(i.), (f.) zarar, hasar; şer, kötülük; felaket; (f.) zarar vermek, kötülük etmek. out of harms way emniyette, emin yerde . |
|
| harm |
i. 1. zarar, hasar, ziyan. 2. kötülük.
f. zarar vermek, kötülük etmek. |
|
| harm |
harm
harm
İsim
* zarar, hasar, ziyan.
* kötülük.
Fiil
* zarar vermek, kötülük etmek. |
|
| harm |
zarar, hasar; şer, kötülük; felaket; zarar vermek |
|
|
English » Turkish Indirect results |
Top  |
| would not harm a fly |
- {ID} karıncayı bile incitmez
|
|
| do harm |
- {V} fenalık etmek, zarar vermek
|
|
| undo the harm that has been done |
yapılan zararı telafi etmek. |
|
| undo the harm that has been done |
* yapılan zararı telafi etmek. |
|
| cause harm to |
zarara yolaç |
|
| do harm |
fenalık etmek, zarar vermek |
|
| would not harm a fly |
karıncayı bile incitmez |
|
|
|