English » Turkish  |
Top  |
| associate |
{ə'səʋʃııt}
- {N} ortak, üye, arkadaş, dost, öğretim üyesi
|
|
| associate |
{ə'səʋʃı,eıt}
- {A} birleşmiş, bağlı olan, arkadaş olan, ikinci derece statüsü olan
- {V} birleştirmek, ortak etmek, bağdaştırmak, benzetmek, çağrıştırmak, arkadaşlık etmek, ortak olmak, işbirliği yapmak
|
|
| associate |
i.
f.
s. arkadaş, dost; serik, ortak; uye,aza;
f. arkadaşlık etmek; ortak etmek, birleştirmek; benzetmek, yakıştırmak, aralannda iliski kurmak; ortakllk kurmak, ,serik olmak;s. arkadas olan, ortak çıkar ve ilişkileri olan; tam üyelik haklanndan yararlanamayan, üye olarak tam yetki sahibi olmayan. associate professor (doçent). associable
s. baglantısı olabilen. associateship
i. arkadaslık; şeriklik, ortaklık. |
|
| associate |
i. iş arkadaşı; iş ortağı. |
|
| associate |
f. with 1. ile görüşmek, ile ilişkide bulunmak. 2. -i hatırlatmak, -i akla getirmek: I associate that smell with the back streets of Warsaw. O koku bana Varşova´nın arka sokaklarını hatırlatıyor. |
|
|
English » Turkish Indirect results |
Top  |
| associate oneself |
- {V} birleşmek, işbirliği yapmak, ortak olmak
|
|
| associate professor |
|
|
| associate professor |
doçent. |
|
| associate, to |
ilişkilendirmek |
|
| associate professor |
* doçent. |
|
| associate professor |
doçent |
|
| associate with |
işbirliği yap |
|
| Associate With |
İlişkili Program |
|
| associate, to |
ilişkilendirmek |
|
| associate oneself |
birleşmek, işbirliği yapmak, ortak olmak |
f. |
| associate professor |
doçent |
|
| associate, to |
ilişkilendirmek |
[elec.] |
|
|