| behind |
{bı'haınd}
- {ADV} arkada, arkadan, geride, arkaya, geriye, geri, geç, gizlenmiş, saklı
- {N} kıç, peş, popo
- {PREP} arkasında, gerisinde, peşinde, ardındaki, arkasından, ardından
|
|
| behind |
z. 1. (somut anlamda) peşinden; geride: The children were running behind. Çocuklar peşinden koşuyordu. We left them far behind. Onları çok geride bıraktık. 2. (zaman açısından) geride; geri: We´re behind in our work. İşimizde geri kaldık. edat 1. arkasında; arkasına: He went behind the curtain. Perdenin arkasına gitti. That clock is behind. O saat geri. Behind that wall there is a garden. O duvarın arkasında bir bahçe var. 2. (soyut anlamda) ardında: What´s behind that remark of his? O sözünün ardında ne var? 3. (bir sınıflandırmada) geride: They´re one point behind us. Bizden bir puan gerideler. 4. (destekleme anlamında) arkasında: He is behind us. Arkamızda o var.
i. kıç, makat. |
|
| behind |
z. (edat),
i. arkada, arkasında, ardında, gerisinde; (edat) geri, arka planda, geride; geri kalmış (saat v.b.);
i. k.dili kıç. behindhand
z.
s. geç; geri kalmış; borçlu, borca batmış. be behind the times geri kafalı olmak, zamana ayak uyduramamak. |
|
| behind |
be.hind
bîhaynd'
Zarf
* [(somut anlamda)] peşinden; geride:
The children were running behind.
Çocuklar peşinden koşuyordu.
We left them far behind.
Onları çok geride bıraktık.
* [(zaman açısından)] geride; geri:
We're behind in our work.
İşimizde geri kaldık.
Edat
* arkasında; arkasına:
He went behind the curtain.
Perdenin arkasına gitti.
That clock is behind.
O saat geri.
Behind that wall there is a garden.
O duvarın arkasında bir bahçe var.
* [(soyut anlamda)] ardında:
What's behind that remark of his?
O sözünün ardında ne var?
* [(bir sınıflandırmada)] geride:
They're one point behind us.
Bizden bir puan gerideler.
* [(destekleme anlamında)] arkasında:
He is behind us.
Arkamızda o var.
İsim
* kıç, makat. |
|
| behind |
(edat), arkada, arkasında, ardında, gerisinde; (e |
|
|