• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

Müthiş buluş. İngilizce konuşmayan kalmayacak. Nasıl mı? Tıklayın!

English » Turkish Top
belt Hear! {belt}
  • {N} kemer, kayış, kuşak, iklim kuşağı, bölge
  • {V} kemer takmak, kemerlemek, kemerle dövmek, kuşanmak (kılıç), hızlı gitmek, uçmak (araba)
belt i. kuşak, kemer, kayış; kolan.

f.
1. k. dili yumruk indirmek; şiddetle vurmak.
2. kemerle bağlamak.
3. kuşatmak, çevirmek.
belt f. kemer bağlamak; kuşatmak; etrafını çevirmek; kayışla dövmek. belted

s. kuşaklı, çemberlenmiş. belting

i. kayış; kayış tertibatı.
belt i. kuşak, kemer, bel kayışı; kayış (argo) darbe. belt buckle toka, kayış bağlaması. belt line çevre yolu; şehrin etrafımı dolaşan demiryolu, tramvay v.b. hattı. belt pulley kayış kasnağı. belt saw şerit şeklinde sonsuz çelik testere. hit below the belt boksta kemerden aşağı usulsüz olarak vurmak; mec. kahpece hareket etmek. cartridge belt fişeklik. cotton belt pamuk istihsal bölgesi. shoulder belt omuz kayışı. sword belt kılıç kayışı. tighten ones belt kemerleri sıkmak.
belt kuşak

English » Turkish Indirect results Top
below the belt
  • {ADV} belden aşağı, haksızca, kahpece
Black Belt
  • {NPR} zenci bölgesi [Amer.]
Check the fan belt, please.
  • {PHR} kayış: Vantilatör kayışını kontrol edin lütfen.
cotton belt
  • {N} kuşak: pamuk üretim kuşağı
fan belt
  • {N} kayış: vantilatör kayışını
garter belt
  • {N} kayış: jartiyer kayışı
hit below the belt
  • {ID} kahpelik etmek, kalleşlik etmek
  • {V} belden aşağı vurmak
I need a new fan belt.
  • {PHR} kayış: Yeni fan kayışına ihtiyacım var.
I would like a belt to match this blouse.
  • {PHR} kemer: Bu bluza uygun kemer rica ediyorum.
suspender belt {sə'spendər,belt}
  • {N} jartiyer
sword belt {'sɔ:rdbelt}
  • {N} kayış: kılıç kayışı, palaska, kılıç kemeri
There is something wrong with the fan belt.
  • {PHR} kayış: Vantilatör kayışında bir sorun var.
tighten one's belt
  • {ID} kemerleri sıkmak
  • {V} kemerini sıkmak
under one's belt
  • {ADV} elinin altında, cebinde, tecrübe olarak
belt down
  • {V} içmek, yuvarlamak
belt line {'belt,laın}
  • {N} yol: çevre yolu
belt out
  • {V} bağıra bağıra söylemek (şarkı)
belt up!
  • {INTRJ} sus!, kes sesini!
cartridge belt {'kɑ:rtrıdʒ,belt}
  • {N} palaska, fişeklik
chastity belt
  • {N} bekâret kemeri