• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

Müthiş buluş. İngilizce konuşmayan kalmayacak. Nasıl mı? Tıklayın!

English » Turkish Top
big with fate
  • {A} Allah: Allah'a kalmış, işi kadere kalmış
big with fate allah'a kalmış, işi kadere kalmış s.

English » Turkish Indirect results Top
fate Hear! {feıt}
  • {N} kader, kısmet, alın yazısı, tâlih, akibet, felâket, son, ecel, felek, kader tanrıçası
seal one's fate
  • {V} kaderini belirlemek
irony of fate
  • {N} kaderin cilvesi
manifestation of fate
  • {N} kaderin cilvesi
quirk of fate
  • {N} kaderin cilvesi
resigned to fate
  • {A} kadere boyun eğmiş
fate i. kader, takdir, kısmet, talih; ecel, helâk, ölüm; akibet, encam. the Fates kader tanrıçaları. fated

s. kadere dayanan, kadere bağlı; mahvolmaya mahkûm.
fate i. kader, yazgı, alınyazısı, mukadderat.
fate kader
irony of fate kaderin cilvesi.
seal one´s fate yazgısını önceden tayin etmek.
seal one´s fate yazgısını önceden tayin etmek.
twist of fate
1. büklüm. dönme. burkma. bükülme. burkulma. kıvırma. bükme. çarpıtma. kıvrım. düğüm. yeni çözüm. eğilim (kötü). sarma sigara. ibrişim. ip. girdap. viraj. dönemeç. tvist (dans). bükmek. dolamak. kıvırmak. bükülmek. sarmak. burmak. burkmak. çarpıtmak. dö.
fate fate feyt İsim * kader, yazgı, alınyazısı, mukadderat.
irony of fate * kaderin cilvesi.
fate kader, takdir, kısmet, talih; ecel, helâk, ölüm; a
fate yazgı
fate kader
fate yazgı
fate alın yazısı