• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

Müthiş buluş. İngilizce konuşmayan kalmayacak. Nasıl mı? Tıklayın!

English » Turkish Top
go to any extent her şeye başvurmak: He´ll go to any extent to get it. Onu elde etmek için her şeye başvurur.
go to any extent * her şeye başvurmak: He'll go to any extent to get it. Onu elde etmek için her şeye başvurur.

English » Turkish Indirect results Top
extent Hear! {ık'stent}
  • {N} uzunluk, genişlik, yükseklik, alan, boyut, kapsam, derece, ölçü
extent i. boy, uzunluk, mesafe, saha,büyüklük; kapsam, şümul; derece, mertebe,had; (huk). musadere emirnamesi, müsadere; (mat). uzanma. to a great extent büyük çapta. to the full extent of his power elinden geldiği kadar.
extent i. boyut.
extent kaplam
extent kaplam
to some extent bir yere kadar: I agree with you to some extent. Bir yere kadar seninle hemfikirim.
to the extent that
1. -e doğru. -e. -ye. -ya. -e doğru. göre. karşı.
to the full extent of his power elinden geldiği kadar.
extent ex.tent îkstent' İsim * boyut.
to some extent * bir yere kadar: I agree with you to some extent. Bir yere kadar seninle hemfikirim.
to the full extent of his power * elinden geldiği kadar.
extent boy, uzunluk, mesafe, saha,büyüklük; kapsam, şümul
extent uzantı
great extent büyük çapta
to a great extent büyük ölçüde
to a large extent büyük ölçüde
to some extent bir ölçüde
to that extent o uzunluğa
to what extent hangi uzunluğa
too the extent that bununla ilgili olarak