English » Turkish  |
Top  |
| harness |
{'hɑ:rnıs}
- {N} koşum, koşum takımı, emniyet kemeri, kayış takımı, üniforma, zırh
- {V} koşum takmak, koşmak, kullanmak
|
|
| harness |
(i.), (f.) koşum takımı; pilot bağı; (f.) beygirin takımını vurmak, hayvanı koşmak; çalışacak duruma getirmek. harness maker saraç. in harness iş başında . |
|
| harness |
i. koşum takımı.
f. 1. (ata) koşum takmak. 2. to (atı) (arabaya) koşmak; (öküzleri) (sabana) koşmak. 3. (doğal bir gücü dizginleyerek) yararlanmak, kullanmak. |
|
| harness |
har.ness
har'nîs
İsim
* koşum takımı.
Fiil
* (ata) koşum takmak.
* {to} (atı) (arabaya) koşmak; (öküzleri) (sabana) koşmak.
* (doğal bir gücü dizginleyerek) yararlanmak, kullanmak. |
|
| harness |
koşum takımı; pilot bağı; beygirin takımını vurma |
|
|
English » Turkish Indirect results |
Top  |
| double harness |
- {N} çifte koşum, evlilik bağı, evlenme
|
|
| in harness |
iş başında. |
|
| in harness |
* iş başında. |
|
| double harness |
çifte koşum, evlilik bağı, evlenme |
i. |
|
|