English » Turkish  |
Top  |
| impose |
{ım'pəʋz}
- {V} yüklemek, uygulmaya koymak, zorlamak, etkilenmek, yük olmak, yararlanmak, kötüye kullanmak
|
|
| impose |
f. üzerine koymak; zorla yüklemek, tarhetmek (vergi); hile ile kabul ettirmek, geçirmek; matb. dizilmiş sayfaları baslıacak sekilde sıraya koymak, düzenlemek, tanzim etmek; etkilemek, tesir etmek; kabul ettirmek, haksızca istifade etmek. impose on rahatsız etmek; zorla kabul ettirmek zafından istifade etmek; aldatmak. |
|
| impose |
f. on/upon 1. -e (vergi) koymak. 2. zorla kabul ettirmek, empoze etmek. 3. rahatsız etmek. 4. zahmet vermek. 5. (ceza) vermek. 6. (zorla) yüklemek. 7. hile ile kabul ettirmek. 8. etkilemek. |
|
| impose |
im.pose
împoz'
Fiil
* {on/upon} -e (vergi) koymak.
* {on/upon} zorla kabul ettirmek, empoze etmek.
* {on/upon} rahatsız etmek.
* {on/upon} zahmet vermek.
* {on/upon} (ceza) vermek.
* {on/upon} (zorla) yüklemek.
* {on/upon} hile ile kabul ettirmek.
* {on/upon} etkilemek. |
|
| impose |
üzerine koymak; zorla yüklemek, tarhetmek (vergi); |
|
|
English » Turkish Indirect results |
Top  |
| impose a blockade |
|
|
| impose oneself on |
- {V} kendini zorla kabul ettirmek, takılmak, musallat olmak
|
|
| impose upon |
1. maruz kal. |
|
| impose upon |
maruz kal |
|
| impose a blockade |
ablukaya almak |
f. |
| impose oneself on |
kendini zorla kabul ettirmek, takılmak, musallat olmak |
f. |
|
|