English » Turkish  |
Top  |
| kind |
{kaınd}
- {A} iyi, yardımsever, iyiliksever, müşfik, nazik, iyi kâlpli, hoş, yumuşak başlı
- {N} çeşit, tür, cins, nitelik, aynı şekil, aşai rabbani ayinindeki ekmek veya su
|
|
| kind |
i. çeşit, cins, tür nevi; eskitabiat, mizaç. a kind of millionaire milyoner gibi bir şey, âdeta milyoner. coffee of a kind kahveye benzer bir şey. I kind of expected it Biraz da bunu bekliyordum. Nothing of the kind Hiç de öyle değil. of a different kind başka çeşitten. pay in kind eşya ile borç ödemek, aynıyle ödemek. They differ in kind Ceşitleri aynı. |
|
| kind |
s. müşfik, iyi kalpli, nazik, iyi, iyi huylu; başkalarını seven, sevgi besleyen; uysal, yumuşak başlı. kindhearted
s. iyi kalpli kindliness, kindness
i. şefkat, şef katlilik, yumuşakllk kindly s, z müşfik; z şefkatle; içten, gönülden. take it kindly iyi niyetli olduğunu kabul etmek, kızmamak. |
|
| kind |
i. çeşit, cins, tür, nevi. |
|
| kind |
s. iyi, iyiliksever, iyilikçi; sevecen; merhametli. |
|
|
English » Turkish Indirect results |
Top  |
| What kind of fuel does it take? |
- {PHR} benzin: Ne tür benzin kullanıyor?
|
|
| It's so kind of you. |
- {PHR} nazik: Çok naziksiniz.
|
|
| of the same kind |
|
|
| pay in kind |
- {N} aynı şekilde karşılık
|
|
| that is very kind of you |
|
|
| That's very kind of you. |
- {PHR} nazik: Çok naziksiniz.
|
|
| You're very kind. |
- {PHR} nazik: Çok naziksiniz.
|
|
| kind-hearted |
{,kaınd'hɑ:rtıd}
- {A} iyi yürekli, iyi kâlpli
|
|
| kind of |
- {ADV} gibi, benzeri, az çok
|
|
| payment in kind |
- {N} aynı şekilde ödeme, mal olarak ödeme
|
|
| What kind of tour would you prefer? |
- {PHR} tercih: Nasıl bir tur tercih edersiniz?
|
|
| Please give my kind regards to your father. |
- {PHR} selam: Babanıza selamlar söyleyin.
|
|
| What kind of room would you like? |
- {PHR} oda: Nasıl bir oda istersiniz?
|
|
| same kind of |
|
|
| this kind of |
|
|
| What kind of wine do you have? |
- {PHR} şarap: Ne tür şaraplarınız var?
|
|
| a kind of millionaire |
milyoner gibi bir şey. |
|
| coffee of a kind |
kahveye benzer bir şey. |
|
| error of the first kind (false alarm error) |
birinci tür hata |
|
| error of the first kind; false |
birinci tür hata; yanlış alarm hatası |
|
|
|