• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

İngilizce konuşmak için kursa gitmek şart değil? Tıklayın!

English » Turkish Top
lie Hear! {laı}
  • {N} yalan, yatış, konum, palavra, durum
  • {V} yalan söylemek, kandırmak, yatmak, uzanmak, mideye oturmak, yasal olmak
lie f. (lay, lain, lying)

i. yatmak, uzanmak; durmak, kalmak, olmak; düşmek, vaki olmak; huk. (alacaklı) kanunen caiz olmak;

i. yatış; mevki (arazi); hayvan ini, kuş yuvası, balığın gizlendigi yer. lie down yatmak, uzanmak. lie in ruins harap olmak. lie in state resmi bir yere halk tarafından ziyaret edilmek üzere konmak (cenaze). lie in wait pusuya yatmak. lie low gizlenmek, saklanmak. lie off den. alargada yatmak. lie sick hasta yatmak. as far as in me lies elimden geldiği kadar, bütün kuvvetimle. Let sleeping dogs lie. Meseleyi kurcalama. İşleri kendi haline bırak. take it lying down bir hakaret veya zıt düşünceyi alttan almak.
lie i.

f. (-d, -lying) yalan, yalan söyleme, aldatma;

f. yalan. söylemek, aldatmak. lie detector yalan makinası. lie like a troop er çok yalan söylemek. lie in ones teeth korkunç yalanlar söylemek. lie out of it yalan söyleyerek bir işten sıyrılıvermek. a white lie zararsız yalan, ehemmiyetsiz yalan. give one the lie yalancılıkla itham etmek. give the lie (to) yalancılıkla itham etmek; yanlış olduğunu göstermek.
lie f. (lay, lain, ly.ing)
1. yatmak, uzanmak.
2. durmak, kalmak, olmak.

i.
1. yatış.
2. duruş.
3. mevki.
lie lie lay İsim * yalan. * yalan söyleme. Fiil [D] lied, lying * yalan söylemek.