• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

Müthiş buluş. İngilizce konuşmayan kalmayacak. Nasıl mı? Tıklayın!

English » Turkish Top
police Hear! {pə'li:s}
  • {A} polis
  • {N} polis, zabıta, inzibat, nöbet, güvenliği sağlama
  • {V} polislerle güvenliği sağlamak, güvenliği sağlamak, yönetmek, kontrol altında tutmak, garnizonu temiz tutmak
police i. çoğ. polisler, polis memurları.

f.
1. polis kuvvetiyle güvenliği sağlamak.
2. denetlemek, kontrol etmek.
police i.(çoğ. police)f. polis idaresi,inzibat kuvveti,emniyet amirliği dairesi;zabıta,polisler;ask. inzibat memurları;ask.garnizonun temizlik durumu;f. polis vasıtasıyla düzeni sağlamak;polis tayin etmak;ask. garnizonu temiz tutmak ,idare etmek.police commissioner polis komiseri.police court polis mahkemesi. police dog Alman köpeği.police squad polis müfrezesi.police state totaliter idare altında olan devlet(ör. T.C.).police station karakol.harbor police sahil muhafaza polisi. motor police motosikletli polis(ör. yunus).mounted police atlı polis.
police po.lice pılis' İsim C]police * polis. Fiil * polis kuvvetiyle güvenliği sağlamak.
police (çoğ.) police) polis idaresi,inzibat kuvveti,emniy

Turkish » English Top
poliçe
  • {N} bill of exchange, policy, commercial paper
poliçe
1. com. bill of exchange; draft.
2. insurance policy (document).
poliçe ticaret * bill of exchange; draft. * insurance policy (document).
poliçe bill of exchange
poliçe bill

English » Turkish Indirect results Top
cordon of police
  • {N} polis kordonu
German police dog
  • {N} kurt: Alman kurdu
police dog
  • {N} köpek: polis köpeği, Alman kurt köpeği
police magistrate
  • {N} polis mahkemesi hakimi
Military Police
  • {N} askeri: Askeri inzibat
mounted police
  • {N} atlı polis
aliens police
  • {N} polis: yabancılar polisi
Call the police.
  • {PHR} polis: Polis çağırın.
Did you call the police?
  • {PHR} polis: Polisi aradınız mı?
I'll call the police.
  • {PHR} polis: Polis çağıracağım.
Please call the police immediately.
  • {PHR} polis: Lütfen hemen polisi arayın.
Where is the nearest police station?
  • {PHR} polis: En yakın polis merkezi nerede?
Who called the police?
  • {PHR} polis: Polisi kim aradı?
police force
  • {N} polis gücü, güvenlik kuvvetleri
police office
  • {N} karakol
police officer
  • {N} polis memuru
police officers
  • {N} polisler
police record
  • {N} fiş, polis kaydı
police station {pə'li:s,steıʃən}
  • {N} karakol, polis merkezi, emniyet
police trap
  • {N} sürat kontrolü bölgesi

Turkish » English Indirect results Top
görüldüğünde ödenecek poliçe
  • {N} draft at sight
ödemek (poliçe)
  • {V} domicil, domicile
ödeme yeri belirtilmiş poliçe
  • {N} domicilled bill
poliçe hamili
  • {N} policyholder
poliçe sahibi
  • {N} policyholder
Poliçe Numarası Policy Number
Poliçe Süresi Policy Period
Poliçe Türü / Adı Policy Type / Name
görüldüğünde ödenecek poliçe draft at sight n.
ödeme yeri belirtilmiş poliçe domicilled bill n.
ödemek (poliçe) domicil, domicile v.
poliçe hamili policyholder n.
poliçe sahibi policyholder n.