English » Turkish  |
Top  |
| sensation |
{sen'seıʃən}
- {N} duyu, duygu, his, algı, hissetme, algılama, duyum, heyecan, merak, heyecan verici şey, sansasyon
|
|
| sensation |
i. duyu duygu, his, seziş; duyarlık; hayret verici şey, heyecan uyandıran olay, sansasyon. |
|
| sensation |
i. 1. duyu, duyum, duygu, his; duyarlık. 2. heyecan uyandıran olay, sansasyon. |
|
| sensation |
i. duyu duygu, his, seziş; duyarlık; hayret verici şey, heyecan uyandıran olay, sansasyon. |
|
| sensation |
i. 1. duyu, duyum, duygu, his; duyarlık. 2. heyecan uyandıran olay, sansasyon. |
|
|
English » Turkish Indirect results |
Top  |
| make a sensation |
- {V} heyecan yaratmak, merak uyandırmak, sansasyon yaratmak
|
|
| sensation of thirst |
|
|
| auditory sensation |
işitsel hassasiyet |
|
| cutaneous sensation |
his |
|
| painful sensation |
üzücü duygu |
|
| pressure sensation |
baskı duygusu |
|
| tactile sensation |
dokunma hissi |
|
| touch sensation |
dokunma duyusu |
|
| make a sensation |
heyecan yaratmak, merak uyandırmak, sansasyon yaratmak |
f. |
| sensation of thirst |
susuzluk hissi |
i. |
|
|