• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

İngilizce konuşmak için kursa gitmek şart değil? Tıklayın!

English » Turkish Top
sorry Hear! {'sɒrı}
  • {A} üzgün, üzüntülü, pişman, zavallı, acınacak halde, saçma, sudan
sorry s. üzgün, kederli, hüzünlü, gamlı; üzücü, elemli; kasvetli; pişman; acı, müteessif. He made a sorry spectacle of himself. Kendi kendini rezil etti. I feel sorry for her. Ona acıyorum. Im sorry, but I cant come. Özür dilerim, gelemem. She was sorry she hadnt done her lessons. Derslerini yapmadığına pişman oldu. sorrily

z. hüzünle. sorriness

i. hüzün, üzgünlük, kederlilik.
sorry s.
1. üzgün.
2. pişman.
3. kötü, berbat, kepaze.
Sorry Pardon
sorry sor.ry sar'i Sıfat * üzgün. * pişman. * kötü, berbat, kepaze.