• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

Müthiş buluş. İngilizce konuşmayan kalmayacak. Nasıl mı? Tıklayın!

English » Turkish Top
supposed Hear! {sə'pəʋzd}
  • {A} farzedilmiş, zannedilen, varsayılan, sözde, sözümona
supposed s. zannedilen, farzedilen.
supposed sup.posed Sıfat * zannedilen, farzedilen.
supposed v.varsay:adj.varsayılan

English » Turkish Indirect results Top
What is that supposed to be?
  • {PHR} olabilir: Ne olabilir?, benzemek: Neye benziyor?
supposed to
  • {V} gerekmek
be supposed to
1. beklenmek: You´re supposed to stand up when he walks in. O girdiğinde ayağa kalkmanız bekleniyor.
2. gerekmek, lazım olmak: You´re not supposed to be here. Burada bulunmaman gerek.
3. zannedilmek, farzedilmek: We´re supposed to be rich. Bizi zengin zannediyorlar./Güya zenginmişiz.
4. -e yaramak: What´s this machine supposed to do? Bu makine neye yarar?
5. izin verilmek: You´re not supposed to leave the campus this weekend. Bu hafta sonu kampustan ayrılmana izin yok.
be supposed to * beklenmek: You're supposed to stand up when he walks in. O girdiğinde ayağa kalkmanız bekleniyor. * gerekmek, lazım olmak: You're not supposed to be here. Burada bulunmaman gerek. * zannedilmek, farzedilmek: We're supposed to be rich. Bizi zengin zannediyorlar./Güya zenginmişiz. * -e yaramak: What's this machine supposed to do? Bu makine neye yarar? * izin verilmek: You're not supposed to leave the campus this weekend. Bu hafta sonu kampustan ayrılmana izin yok.
supposed to yükümlü ol
supposed to gerekmek
what is that supposed to be ne olabilir, neye benziyor