• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

Müthiş buluş. İngilizce konuşmayan kalmayacak. Nasıl mı? Tıklayın!

English » Turkish Top
uplift Hear! {ʌp'lıft}
  • {N} ruhu şenlenme, yüceltme, iyileştirme, kalkındırma
  • {V} yukarı kaldırmak, yukarı dikmek (göz), yükseltmek, kalkındırmak, yüceltmek, canlandırmak
uplift i. arazi çıkıntısı; jeol. yeryüzü kabuğunun kabarması; yüceltme, manevi yükseliş; iyileştirme.
uplift f. yükseltmek, yukarı kaldırmak; yüceltmek.
uplift i.
1. yükseltme, yukarı kaldırma.
2. moralini yükseltme; yüceltme.
3. daha iyi bir duruma getirme, kalkındırma.
uplift f.
1. yükseltmek, yukarı kaldırmak.
2. moralini yükseltmek; yüceltmek.
3. daha iyi bir duruma getirmek, kalkındırmak.

English » Turkish Indirect results Top
uplift braissiere
  • {N} sutyen
uplift braissiere sutyen i.