• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Text to translate
Daha iyi sonuç için kısa cümleler kurunuz ve imla kurallarına dikkat ediniz.
»
Çeviri Sonuçları
WORD
     
Language selection
»
|

English » Turkish Top
will Hear! {wıl}
  • {N} azim, irade, istek, arzu, dilek, niyet, amaç, vasiyet, vasiyetname
  • {V} dilemek, arzulamak, istemek, amaçlamak, azmetmek, niyet etmek, istekte bulunmak, emretmek, buyurmak, vasiyet etmek
will f. karar vermek, niyet etmek; arzulamak; kastetmek, amaçlamak; gerçekleşmesini tahayyul etmek; vasiyet etmek, vasiyetle bırakmak.
will f. (would, (eski) wilt; wouldest, wouldst) gelecek zaman: -ecek. (istek), (kararlılık): I will win this game Bu oyunu kazanacağım (yetenek): This flower will grow even in sand Bu çiçek kumda bile yetişir. (alışkı): They would always visit him on Sunday Her pazar onu ziyaret ederlerdi. (olasılık): This letter will be for me Bu mektup benim galiba.
will i. meram, maksat; murat, arzu dilek, istek, niyet; irade; vasiyet, vasiyetname. will power irade. against ones will isteğine karşı. at will istediği vakit, canı istediği gibi. ill will kin, garez, husumet; kötü niyet. make ones will vasiyetnamesini yazmak. of ones own free will kendi isteğiyle. with a will azim ve istekle.
will yardımcı

f. (would)
1. Gelecek zaman kipinde kullanılır: They will leave tomorrow. Yarın gidecekler.
2. İkramda bulunurken kullanılır: Will you have a banana? Muz alır mısınız?
3. Tercih/rıza/teklif/rica/vaat belirtir: I won´t go. Gitmeyeceğim. If you do this job well, I´ll give you a raise. Bu işi iyi yaparsanız maaşınızı artıracağım.
4. Tekrarlanan durumları belirtir: He would sit there for hours. Orada saatlerce otururdu.
5. Yeterlik belirtir: Those shoes will no longer fit you. O ayakkabılar artık ayağına olmaz. It´ll suit my needs. İhtiyaçlarımı karşılar.
6. Kuvvetli bir tahmin veya zannı belirtir: This´ll be Bora. Bu Bora olmalı. You will have heard this piece of news. Bu haberi duymuşsundur.
7. Kaçınılmazlık belirtir: Accidents will happen! Kaza herkesin başına gelir. What God wills will come to pass. Allahın dediği olur. What will be, will be. Ne olacaksa o olur./İş olacağına varır.
8. Emir belirtir: The ceremony will be carried out in accordance with his Majesty´s orders. Tören, majestelerinin emirlerine göre yapılacak.
9. Kararlılık/ısrar/inat belirtir: “You won´t do that, will you?” “Indeed I will!” “Onu yapmayacaksın, değil mi?” “Gör bak, nasıl yapacağım!” You will be rude to our guests! Misafirlerimize karşı ille bir kabalık yapacaksın!

f. istemek: Call it what you will. Ona ne demek istersen de. Let him do what he will. Ne yapmak isterse yapsın.