| without |
{wıð'aʋt}
- {ADV} olmadan, olmaksızın, dışarıda
- {CONJ} medikçe: -medikçe, -meksizin
- {PREP} olmadan, siz: -siz, sız: -sız, meden: -meden, dışında
|
|
| without |
(edat),
z.
i. -sız, -meyerek, -meden, -meksizin, hariç; dışında;
z. dışarıda;
i. dış. without fear korkusuz. without taxes vergiler hariç. without thinking düşünmeden, gayri ihtiyari. do without, go without -sız olmak; yetinmek. times without number defalarca. |
|
| without |
edat 1. -siz: You can´t live without money. Parasız yaşanmaz. He won´t go without her. Onsuz gitmez. It´s merely sound without sense. Sadece anlamsız sesler. 2. -meden: Don´t act without thinking. Düşünmeden harekete geçme. He was fired without explanation. Hiçbir açıklama yapılmadan işinden çıkarıldı. Can we get in without being seen? Kimse görmeden içeri girebilir miyiz? 3. dışında: They had encamped without the city. Şehrin dışında ordugâh kurmuşlardı.
z. 1. dıştan. 2. eski dışarı, dışarıda: It was raining without. Dışarıda yağmur yağıyordu. |
|
| without |
with.out
wîdhaut'
partical
* -siz:
You can't live without money.
Parasız yaşanmaz.
He won't go without her.
Onsuz gitmez.
It's merely sound without sense.
Sadece anlamsız sesler.
* -meden:
Don't act without thinking.
Düşünmeden harekete geçme.
He was fired without explanation.
Hiçbir açıklama yapılmadan işinden çıkarıldı.
Can we get in without being seen?
Kimse görmeden içeri girebilir miyiz?
* dışında:
They had encamped without the city.
Şehrin dışında ordugâh kurmuşlardı.
Zarf
* dıştan.
* dışarı, dışarıda:
It was raining without.
Dışarıda yağmur yağıyordu. |
|
| without |
(edat), -sız, -meyerek, -meden, -meksizin, hariç |
|
|