Turkish » English  |
Indirect results  |
Top  |
| ısmarlamak |
- {V} order, order: place an order, order: give an order, made: have it made, treat smb. to smth., treat: stand treat, treat, bespeak, commission, place, send away for, stand
|
|
| ısmarlamak |
1. /ı or a, ı/ to tell (someone) to bring (something); to order (something); to request (someone) to bring (something), ask (someone) to bring or get (something): Oturup iki bardak çay ısmarladık. We sat down and ordered two glasses of tea. Garsona iki kahve ısmarladım. I told the waiter to bring two coffees. Bakkaldan beş kilo şeker ısmarladı. She ordered five kilos of sugar from the grocer. Fatmagül´e fırından üç ekmek ısmarladı. She asked Fatmagül to get her three loaves of bread from the baker´s. Bana bir taksi ısmarlar mısın? Will you order me a taxi? Çarşıdan ısmarlayacağın bir şey var mı? Is there anything you want me to get you from the market? 2. /ı, a/ to have (someone) make (something) to order: Bu ceketi Ferit´e ısmarladım. I had Ferit make this jacket. 3. /a, ı/ to treat (someone) to (something), buy (someone) (something): Sana bir bira ısmarlayayım. Let me buy you a beer. 4. /ı, a/ to entrust (someone, something) to (someone). 5. /a/ to warn (someone) not to do something; to tell (someone) to do something: Ben sana nasıl ısmarlamıştım? Sen kalkıp ne halt ettin! I told you how to do it but you went ahead and did it your way. Now look how you´ve loused it up! |
|
| ısmarlamak |
* to tell (someone) to bring (something); to order (something); to request (someone) to bring (something), ask
(someone) to bring or get (something):
Oturup iki bardak çay ısmarladık.
We sat down and ordered two glasses of tea.
Garsona iki kahve ısmarladım.
I told the waiter to bring two coffees.
Çarşıdan ısmarlayacağın bir şey var mı?
Is there anything you want me to get you from the market?
* to have (someone) make (something) to order.
* to treat (someone) to (something), buy (someone) (something):
Sana bir bira ısmarlayayım.
Let me buy you a beer.
* to entrust (someone/something) to (someone). |
|
| ısmarlamak |
treat |
|
| ısmarlamak |
order |
|
|
Turkish » German  |
Indirect results  |
Top  |
| ısmarlamak |
- {V} beauftragen, befassen, bestellen, spendieren
|
|
| ısmarlamak |
bestellen, spendieren |
|
| ısmarlamak |
bestellen. |
|
| ısmarlamak |
bestellen |
|
|
Turkish » Turkish  |
Indirect results  |
Top  |
| ısmarlamak |
Bir şeyin yapilmasini veya getirilmesini, bu işlerle ugraşan birine söylemek, sipariş etmek * Parasini kendi
ödeyerek başkalari için yiyecek veya içecek getirilmesini söylemek * Kendi için bir şey alinmasini başkasina
söylemek * Bir şeyin, bir kimsenin bakilmasini, korunmasini birine veya birinin gözetilmesine birakmak, emanet
etmek * Bir işin yapilmasini, birakilmasini veya o işten vazgeçilmesini söylemek |
|
|
Sonuclarinin bu ekranda cikmasini istemediginiz dilleri kaldirabilirsiniz. Bunu yapmak icin Ayarlar bölümümüzü ziyaret ediniz! (Dikkat! Aradığınız kelimenin sonucunu göremeyişiniz o dili devre dışı bıraktığınızdan dolayı olabilir. Tekrar etkinleştirmek için Ayarlar'a gidiniz.)
|