English » Turkish  |
Indirect results  |
Top  |
| OK |
{əʋ'keı}
- {A} iyi, makbul
- {N} tasdik, olur, okey, onay
- {V} onaylamak, tasdiklemek, okeylemek
|
|
| ok |
kıs. Oklahoma. |
|
| ok |
., OK ünlem,s.i.f. (OKd, OKing) Peki! Doğru!;
s. geçer; iyi, makbul;
i. tasdik,rıza, uygun görme;
f. peki demek, tasdik etmek. |
|
| OK |
Tamam |
|
| OK |
OK, O.K.
okey'
Zarf
* Peki!/Tamam!/Olur!/Oldu!
Sıfat
* geçer.
* iyi.
* doğru.
İsim
* onay, tasdik.
Fiil [D] OK'd/O.K.'d, OK'ing/O.K.'ing
* peki demek, onaylamak, tasdik etmek, kabul etmek. |
|
|
Turkish » English  |
Indirect results  |
Top  |
| ok |
|
|
| ok |
,-ku 1. arrow. 2. tongue, pole (of a wagon). 3. shank (of a ship´s anchor). 4. (porcupine´s) quill.
__ atımı bowshot (the distance an arrow flies, roughly 300 meters).
__ atmak to shoot an arrow.
__unu atmış, yayını asmış. colloq. He´s done his bit; now he´s taking it easy for the rest of his life.
__ gibi fırlamak /dan/ to rush out of (a place) with lightning speed.
__ kılıfı quiver.
__ meydanı archery ground.
__ meydanında buhurdan yakmak 1. to try to heat a big place with something that is woefully inadequate to the task. 2. to try to accomplish something big with means that are pitifully inadequate.
__a tutmak /ı/ to rain arrows upon.
__ yaydan çıktı. colloq. What´s done is done; there´s no turning back./The die is cast. |
|
| ok |
ok{u}
* arrow.
* tongue, pole (of a wagon).
* shank (of a ship's anchor).
* (porcupine's) quill. |
|
| ok |
arrow |
|
| ok |
arrow |
|
|
Turkish » Turkish  |
Indirect results  |
Top  |
| ok |
Yayla atilan, ucunda sivri bir demir bulunan ince ve kisa tahta çubuk * Yön göstermek amaciyla belli yerlere
konulabilen, oka benzeyen işaret * Bazi âletlerde veya araçlarda düz ve uzun bölüm * Bir dairede bir kirişin
ortasinda bu kirişi gören yayin ortasina indirilen dogru parçasi |
|
|
Ottoman » Turkish  |
Indirect results  |
Top  |
| OK |
Yay veya keman denilen kavis şeklinde bükülmüş bir ağaç çubuğa gerili kirişe takılarak uzağa atılan ucu
sivri demirli ince ve kısa değneğe verilen addır. Ok, silâhın icadından evvel insanlar tarafından kullanılmış ise
de, en büyük mahareti Türkler, Araplar göstermişlerdir. (O.T.D.S.) |
|
|
English » Spanish  |
Indirect results  |
Top  |
| OK |
{əʋ'keı}
- {A} aprobado, satisfactorio, bueno
- {ABBR} Oklahoma
- {ADV} bien: muy bien
- {N} visto bueno (M)
- {V} visto: dar el visto bueno a, aprobar
|
|
|
English » French  |
Indirect results  |
Top  |
| OK |
{əʋ'keı}
- {A} parfait, approuvé
- {ABBR} Oklahoma (M)
- {ADV} bien: très bien
- {N} bien (M)
- {V} approuver, accord: donner son accord, ratifier, parafer, feu: donner le feu vert
|
|
|
English » Russian  |
Indirect results  |
Top  |
| OK |
{əʋ'keı}
- {ABBR} Оклахома [геогр.] (F)
|
|
| ok |
{əʋ'keı}
- {A} исправный, подходящий, приемлемый
- {ADV} хорошо, ладно, правильно
- {N} одобрение (N), согласие (N), санкция (F)
- {V} одобрять, утверждать, одобрение: получать одобрение
|
|
|
English » Arabic  |
Indirect results  |
Top  |
| OK |
{əʋ'keı}
- {A} تمام, مصدق
- {ADV} تماما, حسنا, على ما يرام, مضبوط, حاجة تمام
- {N} حسن, موافقة, تصديق
- {V} قبل, وافق, صدق, أبدى موافقته
|
|
|
English » Portuguese  |
Indirect results  |
Top  |
| ok |
{əʋ'keı}
- {A} bom, certo, correcto [PT], correto, aprovado
- {ADV} ok, okay
- {N} expressão de aprovação (F)
- {V} aprovar
|
|
|
Sonuclarinin bu ekranda cikmasini istemediginiz dilleri kaldirabilirsiniz. Bunu yapmak icin Ayarlar bölümümüzü ziyaret ediniz! (Dikkat! Aradığınız kelimenin sonucunu göremeyişiniz o dili devre dışı bıraktığınızdan dolayı olabilir. Tekrar etkinleştirmek için Ayarlar'a gidiniz.)
|