• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     

Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

İngilizce konuşmak için kursa gitmek şart değil? Tıklayın!

Ottoman » Turkish Top
PERDE f. Kapı, pencere gibi yerlere asılan veya iki yeri birbirinden ayıran, görünmeğe mâni olan şey. * Mc: Irz, namus, iffet.* Bir müzik parçasını meydana getiren seslerden herbirinin kalınlık veya incelik derecesi. * Bir sahne eserinin büyük bölümlerinden her biri. * Ekran, sinema perdesi. * Tıb: Aksu. * Mc: Gaflet. Basiretsizlik. (Bak: Esbabperest.)

Ottoman » Turkish Indirect results Top
NİLÎ PERDE Gökyüzü, sema.
PERDE YIRTILMAK Hayasızlık etmek, utanmazlık.
PERDE-İ CÜMUD Donmuş, katı perde. * Mc: Alem, tabiat. * Akıl ve hissiyatı kendisi ile meşgul edip, dini ve ulvi hakikatlardan ayıran, gaflet veren perde.
PERDE-İ NİLGÜN Gökyüzü, sema.
PERDE-İ TÜRABİYE Toprak perdesi, yer yüzü.
PES-İ PERDE Perde arkası.
SERA-PERDE f. Saray perdesi. Eskiden harem dairesinin önüne çekilen büyük perde. * Padişah çadırı, otağ.
VERA-İ PERDE Perde arkası.