Ottoman » Turkish  |
Top  |
| CEMAL |
Yüz güzelliği. Fertteki güzellik. * Cenâb-ı Hakk'ın lütuf ve ihsânı ile tecellisi. * Hak ile söylenen doğru söz. *
Hüsün. (... Bir cemal sâhibi, dâima hüsn ü cemalini görmek ve göstermek ister. Bu ise, âhiretin vücudunu
ister. Çünkü dâimi bir cemâl, zâil ve muvakkat bir müştaka razı olmaz. Onun da devamını ister. Bu da âhireti
ister. M.N.) |
|
|
Ottoman » Turkish Indirect results |
Top  |
| ARZ-I CEMÂL |
f. Güzelliğini göstermek. Arz-ı didar da denir. |
|
| CEMAL-İ BÎ-MİSAL |
Misâli, benzeri olmayan güzellik. (Bak: Celâl) |
|
| REVNAK-I CEMAL |
Yüzün güzellik ve parlaklığı. |
|
| SÂHİBE-İ CEMÂL |
Güzellik sahibi kadın. Güzelliği olan kadın. |
|
| ŞİRİN-CEMAL |
f. Sevimli yüzlü. |
|
| ZÜ-L CEMAL |
Cemâl, lütuf, rahmet ve güzellik sâhibi Allah. (C.C.) |
|
|
|