English » Turkish  |
Indirect results  |
Top  |
| supersede |
{,su:pər'si:d}
- {V} yerini almak, yerine geçmek, ayağını kaydırmak
|
|
| supersede |
f. yerine geçmek, yerini almak; yerine başkasını koymak; yerine başka bir şey koyarak iptal etmek. |
|
| supersede |
f. (yeni bir şey) (eski bir şeyin) yerini almak: The computer has superseded the typewriter. Bilgisayar daktilonun yerini aldı. |
|
| supersede |
yerini almak |
|
| supersede |
su.per.sede
supırsid'
Fiil
* (yeni bir şey) (eski bir şeyin) yerini almak. |
|
|
English » English  |
Indirect results  |
Top  |
| Supersede |
To come, or be placed, in the room of; to replace. |
v. t. |
| Supersede |
To displace, or set aside, and put another in place of; as, to supersede an officer. |
v. t. |
| Supersede |
To make void, inefficacious, or useless, by superior power, or by coming in the place of; to set aside; to render unnecessary; to suspend; to stay. |
v. t. |
| Supersede |
To omit; to forbear. |
v. t. |
|
English » Portuguese  |
Indirect results  |
Top  |
| supersede |
{,su:pər'si:d}
- {V} lado: pôr de lado, substituir, suplantar, tomar o lugar de, tornar inútil
|
|
|
Sonuclarinin bu ekranda cikmasini istemediginiz dilleri kaldirabilirsiniz. Bunu yapmak icin Ayarlar bölümümüzü ziyaret ediniz! (Dikkat! Aradığınız kelimenin sonucunu göremeyişiniz o dili devre dışı bıraktığınızdan dolayı olabilir. Tekrar etkinleştirmek için Ayarlar'a gidiniz.)
|