• sözlük
  • dictionary
  • wörterbuch
  • çeviri
New Layout
Text Translation
Old Layout
Web Search
WORD
     
Google Translate
WORD
     
Language selection
»
|

İngilizce konuşmak için kursa gitmek şart değil? Tıklayın!
English » Turkish Indirect results Top
var kıs. variant variation, variety.
Var Değişken
VAR VAR
var (kıs.) variant variation, variety.
Var Değişken

Turkish » English Indirect results Top
var
  • {A} available
var
1. existing, in existence.
2. present, in attendance; at hand, available.
3. used to indicate a willingness to participate in something: Ben varım. Count me in!/I´m willing to do it./I´m with you.
4. one´s all, everything one has: Bütün varını bu işe harcadı. He put his heart and soul into this job.

var mısın? colloq. Will you?/How about it?

var mı bana yan bakan! Who dares to say me nay?

var etmek /ı/ to bring (something) into existence, create.

var gücüyle with all his might.

var kuvvetiyle with all his might.

var ne bilsin yok halinden. proverb A rich person can´t really appreciate what it´s like to be poor.

var ol! Good for you!/Well done!/Bravo!

var olmak
1. to exist.
2. to come into existence.

var olsun, yerinde olsun. colloq. I wish him well, nevertheless I´m glad I don´t have to see too much of him.

var yok approximately, about, close to: Ali beş yaşında var yok. I´d say Ali´s close to five years old.

varı yoğu everything one owns, all that one has, all one´s worldly wealth.

varsa ... yoksa ... (for someone) to be the most important person in someone´s life: Ahmet için, varsa Emine yoksa Emine. Ahmet has eyes for no one but Emine.

varla yok arası
1. very slight, minuscule.
2. rarely.

vara yoğa karışmak to poke one´s nose into everything.

varını yoğunu kaybetmek to lose everything one has.
var * existing, in existence. * present, in attendance; at hand, available. * [used to indicate a willingness to participate in something:] Ben varım. Count me in!/I'm willing to do it./I'm with you. * one's all, everything one has: Bütün varını bu işe harcadı. He put his heart and soul into this job.
var get in
var to

Turkish » French Indirect results Top
var il y a, il existe

Turkish » German Indirect results Top
var
  • {A} präsent
var vorhanden; existierend; es gibt
var anwessnd, vorhanden; es gibt.
var anwesend
var vorhanden

Turkish » Russian Indirect results Top
var
  • {N} достояние (N), имущество (N)
  • {PHR} иметься: имеется

Turkish » Spanish Indirect results Top
var existente; hay var olmak existir

Turkish » Italian Indirect results Top
var c'è; vi è; disponibile, presente var olmak avere,

Turkish » Greek Indirect results Top
var (ulan)υπαρκτός, (servet) περιουσία, βίος, έχειν
Yunanca Sözlük'e katkılarından dolayı TÜM YAZILIM'a teşekkür ederiz.

Turkish » Turkish Indirect results Top
var Mevcut, evrende veya düşüncede yer alan, yok karşiti * Sahiplik bildiren olumlu isim cümleleri kurar * Elde bulunan her şey

Ottoman » Turkish Indirect results Top
VÂR f. (Teşbih edatıdır) Gibi, ...li, kerre, def'a, sâhib, mâlik, lâyıklık (yerinde kullanılarak birleşik kelimeler yapılır). Meselâ: Melek-vâr : Melek gibi. Ümid-vâr: Ümidli.

English » Russian Indirect results Top
VAR
  • {ABBR} предел видимости и слышимости

Sonuclarinin bu ekranda cikmasini istemediginiz dilleri kaldirabilirsiniz. Bunu yapmak icin Ayarlar bölümümüzü ziyaret ediniz! (Dikkat! Aradığınız kelimenin sonucunu göremeyişiniz o dili devre dışı bıraktığınızdan dolayı olabilir. Tekrar etkinleştirmek için Ayarlar'a gidiniz.)